Oyun İncelemeleri

Another Brick in the Mall

Oyun incelemeleri yapacağımı bundan 3-4 ay önce söylemiştim. Şimdi vakit geldi çattı. Biraz farklı bir oyun inceleme tarzı olacak, haberiniz olsun…

İsmindeki atıf gibi harika bir oyun. Ben tesadüfen Steam’de dolaşırken gördüm, dedim bir mesaj atayım, belki incelemem için bir kopya gönderirler. Ancak mesajımı görmediler bile. İnsan en azından mavi tik yapıp bırakır. Bu oyunun yapımcısı olan arkadaş sağolsun mesajları okumaya bile tenezzül etmiyor. Neyse aldım ben de oyunu.

İndirmesi 1 dakika, kahve koyması 3 dakika, ortamın loş ışığını ayarlayıp arka fona spotify’den playlistimi açmak 1 dakika derken 5 dakikada oyuna giriş yaptım. Öyle ya, en sevdiğim türün uzun zamandır beklediğim grafiklerde ve oynanış özelliklerine sahip bir oyunuydu. Kaçıramazdım.

Biraz geçmişe gideyim, o zamanlar yani Windows XP’li ilk günler bir oyun çıktı. Mall Tycoon adında, tek cd’lik 3 boyutlu grafiklere sahip bir tycoon oyun. O zamanlar en popüler zamanlarıydı tycoon’ların. Cruise Tycoon’lar, Zoo Tycoon’lar, Sim City’ler derken evde 1 raf tamamen tycoon oyunlara ayrılmıştı. O zamanlar Mall Tycoon isimli bu oyunu oynarken adı üzerinde, sadece alışveriş merkezi döşüyorduk. Yani dükkanlar elimize hazır geliyordu; kostümizasyonu oyun içi eşyalarla sağlıyorduk. Zamanına göre yine de iyiydi. Bir de metin tabanlı bakkal oyunları vardı o zamanlar. Çikolata al 1.000.000’a, 1.250.000’e sat filan. Ama bildiğin MSN penceresi gibi 300×100 çözünürlükte bir oyundu kendileri. Keza adını bile hatırlamıyorum, bulan olursa haber etsin.
Şimdi tam da beklediğim tarzda bir oyun çıktı. Hem alışveriş kampüsü/kompleksi tadında, hem de dükkanların kontrolü ve tasarımı tamamen bize bırakılmış. Alışveriş merkezi diyemememin sebebi tek bir alan içerisinde 3 katlı merkez oluşturamıyor olmamız. Tek katman üzerine kurulu bir oyun.

Dükkanları biz oluşturuyoruz, tasarlıyoruz, işletiyoruz. Çalışanları işe alıyor, çalışma saatlerine kadar biz ayarlıyoruz. Ben bir McLorry yaptım, köle gibi çalıştırıyorum sabah 7’den gece 12’ye; diyemiyorsunuz. Belirli çalışma süreleriyle sınırlandırılmış çalışanlar (olması gerektiği gibi). Yani sabah 7’de iş başı diyorsan, akşam 5 gibi bir vardiya değişikliği yapman gerekiyor. Kabaca McLorry’de toplam 4 aşçı, 2 sabah-öğlen vardiyası, diğer 2’si ise akşam 5’den gece 12’ye kadar çalışıyor. Kasiyerler de akşam yemeği zamanı 4, diğer zamanlar 2 kişi oluyor. Tabi ki zarardayım!

Market yapıyorsunuz, reyon reyon siz oluşturuyorsunuz tasarımını. Kasaları koyuyor, reyonları ve bölümleri düzenliyorsunuz. Hangi reyonda hangi ürün olması gerektiğine siz karar veriyor, depo oluşturup bu depoya yığacağınız malları da reyonlara sizin elemanlarınız diziyor.

Oyun sandbox. Yani aşırı serbestlik tanıyor, tamamen sizin yaratıcılığınıza bırakılmış. 2-3 defa güncelleme geldi. Mesela kasalar ve bazı ürünler döndürülmüyordu, onları hallettiler. Yeni eşyalar eklediler. Yeni dükkan tipleri eklendi. Ama benim asıl beklediğim 2’nci kat olayı. Biz alışmışız 4 katlı Kanyon’lara, Zorlu Center’lara…

Beğendiğim bir diğer yanı da yaratıcılığı finansal zorluklarla harmanlamış olmaları. Yani adam sana mağazaları restoranları sinemaları yap diyor ama yaparken de dikkatli ol, iflas etme diyor. Ben şahsen günlerce oynamama rağmen süpermarket dışında kâr yaptığımı hatırlamıyorum. Sinema berbat durumda, 70 kişilik salonda 2 sevgili geliyor seyretmeye. Bowling salonu desen, daha varlığından haberdar olan müşterim yok. D&R çakması dükkanım fena değil, twitter’da fenomen olan genç kadın arkadaşlarımızın kitapları iyi satıyor…

Eleştiri vakti. Hocam oyunu yapıyorsun, daha mesaja cevap vermiyorsun bu bir! Alışveriş merkezi diyorsun, hepsini bir araya toplayamıyoruz; millet bir dükkandan diğerine arabayla gidiyor. Şu ikinci katı yap be hocam. Böyle bir oyunda olmazsa olmaz. Bu da iki. Üçüncü madde ise hedef problemi. Tamam sandbox kafası iyidir güzeldir ama sen bu oyunda bizi maddi olarak sınırlandırdığın bir mod yapmışsın. Bugün Sim City’lerde bile, Cities Skylines’larda bile ulaşabileceğin bazı “milestone”lar var. Bunda anca Sabancı’lık oynuyoruz. O Carrefoursa senin, bu Teknosa benim, şuraya bir İklimsa, en köşeye de bir tane Akbank at.

Neyse özetin özetini geçeyim. Eğer benim gibi çocukluğunuzda tycoon türünde oyunlarla haşır neşir olmuş ve kafayı ev dükkan yapmakla bozmuşsanız alın. Sonuç olarak fiyatına göre benden olumlu notu hakediyor.

 

Etiketler

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor’a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

Bunlara da Göz At

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Buna da Göz At

Close