Bir Oyuna Neden Para Verilir?

Son zamanlarda sık sık aldığım soruların başında geliyor. Orjinal oyun ile korsan oyun arasında ne fark var gibi saçma soruları es geçiyordum. Sadece bir kaç defa bir oyuna neden para verilir bunu açıklamaya çalıştım. Ama en iyisi bunu blog yazısı haline getirmek olacağını düşündüm. İşte buradayım!

Öncelikle orjinal bir oyun asıl istediğiniz şeydir. Korsan oyunlar ise belirli amaçlarla kırılmış oyunlardır. Bunu pencereden dışarı bakarak anlayabilirsiniz. Neden mi? Çünkü kimse kimseye bedava çöp parçası vermiyor! Mutlaka ve mutlaka her korsan oyunun malum sitelere yüklenmesinde bir amaç bulunuyor. Bunlardan bir kaçını sizlere aktarayım.

İlki bilerek sızdırılan, özellik kısıtlamalı oyunlar. Bunların başında Minecraft geliyor. Microsoft’a satılmadan önce yayınlanan devblog’da korsan olarak yüz milyonlarca indirilen Minecraft’ın orjinal satışlara %30 civarı bir “boost” etkisi yarattığı aktarıldı. Premium olarak adlandırılmasındaki sebep de buydu aslında. Herkes o kadar alışkındı ki korsan oynamaya, para vererek premium yapıp skin değiştirebileceğini düşündü. Bir başka bilerek sızdırılan oyun da Game Dev Tycoon’du. Oyun bir kaç gece sonra donuyor ve ekranda mesaj beliriyordu. “Oyununuzu korsanlar kırdı ve malum sitelere yüklediler, dolayısıyla da iflas ettiniz!” güzel bir mesajdı…

İkinci sebebi trafik gerekliliği. Tahmin edeceğiniz üzere bir web sitesinin ana gelir kaynağı reklamlardır. Trafiği arttırmak için de oyunu ilk kıran olma yarışına giriyorlar. Bu biraz daha masum bir sebep olarak görülebilir. Ancak reklam yazılımları da oyun dosyalarının içine saklanarak farkında olmadan bilgisayarınızın kaynak kullanımını paylaşmış oluyorsunuz.

Üçüncü sebebi tabi ki virüslü dosyaları bilgisayarınıza en hızlı ve en eğlenceli şekilde yüklemek. Kimlik hırsızları artık eskisi gibi pop-up reklamlardan, indirilen exe’lerden iş yapamıyor. Bunun için en iyi yol, siz oyunu kurarken hangi dosyaların sisteminiz üzerinde kurulduğunu bilmeden, hangi protokollere izin verdiğinizi anlamadan yüklemenizi sağlamak. Bunu başarıyorlar. Banka hesapları, oyun hesapları, web erişim izinleri en sık rastlanan kimlik avı dolandırıcılıkları.

Diğer sebepler de var elbet. Ama kısaca bir oyunu kırmanın masumca olmadığını göstermek istedim. Şimdi gelelim can alıcı noktaya. Bir oyuna neden para verilir?

Oyunlar artık dvd veya blu ray kutularında satılmıyor. Satılıyor ama çok satmıyor. Devir dijital pazarlama devri. Bunun için çevrim içi marketler kuruldu. Playstation Store, Microsoft Store, Steam, uPlay, Origin, BattleNet, Social Club, Google Play, App Store ve daha sayamadıklarım… Artık bir oyuna fiziksel ve tertemiz dvd için para vermek istemediğini anladı oyuncular. Artık hatalı oyunlar görmek istemedi. Artık oyunda bir hata varsa düzeltilsin istedi. Ve bu marketler doğdu.

Dijital pazarlama tabi ki küresel çapta hem daha kolay erişilebilir, hem daha az maliyetli, hem de daha fazla etkileşime sahip. Ama asıl kırmızı nokta, oyunların güncellenmesi. Bu bir ihtiyaçtı. Siz 60 TL verdiğiniz bir oyunu hatalarıyla, bozuk dosyalarıyla oynamak istemiyorsunuz. Siz para verdiyseniz, size vadedileni sunmak ile mükellef oyun geliştiricileri. Bu mobil oyunda da, konsolda da, bilgisayarda da değişmiyor. Firmalar da zaten güncel kalmak istiyor. Orjinal oyun ile korsan oyun arasında aslında çok fazla ilişki var…

Önce kasetlerde, sonra cd’lerde müzik dinledik. Peki ne oldu da Spotify’dan yıllık üyelik alır olduk? İşte sebebi burada yatıyor. Güncel kalmak. Her gün yeni bir şarkı çıkıyor. Yüzlercesi… Binlercesi… Artık dünya çevrim içi. Ve siz bir oyun alırken sadece oyunun maliyetine ortak olmuyorsunuz. Hizmetini de satın alıyorsunuz.

Bir de işin öbür tarafı var. Indie oyunlar… Bu oyunları satın aldığınızda bağımsız yapımcılara destek olmuş oluyorsunuz. Herkes babasının CEO koltuğunda doğmuyor. Garajda doğan nice fikirden birisine maddi destek sağlamak, bence harika bir şey…

Özet olarak alın. Orjinal oyun alın. Orjinal oyun ile korsan oyun arasındaki farklar saymakla bitmez. Bağımsız geliştiricilerden “hak eden”lere destek olun. Hizmet satın alın. Bir oyunu malum yoldan indirip 30 tane virüs ile birlikte oyun hatalarıyla uğraşmayın. Multiplayer oyun oynayacağım diye Tunngle’da hilelerle kanser olmayın. Alın, paranız varsa eğlence var çünkü bu dünyada. Bedava çöp veren yok. Kalın sağlıcakla…

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

Henüz Yorum Bulunmuyor

Cevapla

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.