Gezi Blogu

En Konforlu Seyahat Nasıl Gerçekleştirilir?

Bugüne dek, gerek yurtiçi gerek yurtdışı seyahatlerimde bir çok ulaşım aracı kullandım. En konforlu seyahat konusunda da bir şeyler yazmaya karar verdim. Otobüs, özel araç, tren, uçak, helikopter, deniz otobüsü, vapur, feribot ve bir çok araç ile seyahat gerçekleştirdim. Tek tek ele alacağım.

Öncelikle en konforsuz olduğunu düşündüğüm yolculuğu açıklayayım, helikopter. Uğultudan ve titreşimden aşırı rahatsız oluyorsunuz. Muhtemelen ses yalıtımı konusunda daha iyi seçeneklere sahip olan helikopterler de mevcuttur, ancak turistik amaçla bineceğiniz helikopterde sevdiceğinizin sesini duymayı hayal bile etmeyin. Evet varacağınız yere en hızlı şekilde ulaştığınız ulaşım çözümlerinden bir tanesi. Ancak en konforsuz seyahat olduğunu söyleyebilirim.

Otobüsü konforsuz seyahat konusunda ikinci sıraya koyarım. İnsanların birbirine saygı duymayışı, susmayan çocuklar, önünüzdeki insanın fütursuzca koltuğu sonuna kadar yatırması, otobüs garlarındaki yoğunluk, mola yerlerinin pahalılığı, koltukların rahatsızlığı derken uzun yolculuklar son derece çekilmez oluyor. Gerçekleştirdiğim en uzun otobüs yolculukları İstanbul-Antalya ve İstanbul-Hatay. Özellikle Hatay’a olan yolculuklarımdan bir tanesi var ki, kesinlikle indiğimde benliğimi unutmak istedim. Ne olduğumu şaşırdım. Normalde Hatay’a uçakla seyahat ediyorum. Ancak bazı durumlarda otobüs kullanıyorum. Normalde HAS Turizm veya Ulusoy tercih ediyorum. Keza en pahalıları da onlar. Ancak bir gün bu 2 firmaya da bilet bulamadım. İsmi lazım değil, bir otobüs firmasından bilet aldım. Normalde o 2 firma ile 12-13 saat süren Hatay yolculuğum toplam 17 saat sürdü. Güney ekspresi sanki… Bolu tüneli kullanmayıp Köroğlu dağlarını kullanan harika bir firma(!). Özet olarak konforlu seyahat düşüncesi ve beklentisi içinde olmayın.

Şimdi ise en konforlusunu yazmak istiyorum. Tabi ki uçak. Tren yolculuğu her ne kadar konforlu olsa da, varacağınız yere bir kaç saat içerisinde varmak gibisi yok. En kısa uçak yolculuğum İstanbul-Antalya, en uzun uçak yolculuğum ise İstanbul-Berlin oldu. Uzun ya da kısa farketmeksizin tüm uçak yolculuklarım konforluydu. Özellikle yurt dışı uçuşlarında bir de bussiness class tercih ederseniz, en harika yolculuk deneyimlerinden bir tanesini yaşayabilirsiniz.

Tren konusuna gelecek olursak, trenle yolculuk hakkında bir yazım vardı. Konfor konusunda uçakla eş değerler. YHT koltukları ve ortamı uçak kalitesinde. Hizmetler de keza farklı sayılmaz. Eğer uzun bir yolculuktaysanız ve yataklı seyahat ediyorsanız, bu seyahatler de oldukça konforlu. Prizler, özel lavabo, tertemiz çarşaflar ve kompartmana özel iklimlendirme gibi harika detaylar bulunuyor. Ancak belirli bir sürenin üzerindeki seyahatlerde konforun içine can sıkıntısı, hareket eksikliği, zaman kaybı gibi öğeler eklendiğinde bir tık aşağıya çekiyor.

Deniz ulaşımında ise deniz otobüsleri en hızlı seçenek olsa da konfor konusunda sınıfta kalıyor. Koltukları çok rahatsız; bir de deniz dalgalıysa zıplaya zıplaya seyahat etmek hiç konforlu değil. Çalışanları da çoğu zaman sıkıntı çıkarabiliyor. Örneğin evcil hayvanınız varsa mutlaka bir tartışma yaşıyorsunuz. Yok oraya koyamazsın, yok şuraya koy, yok yukarı çıkar (30 kg kafes) gibi saçmalıklarla seyahat zevkinizin içine edebiliyorlar. Vapurla seyahat konusunda son deneyimim bundan bir 10 yıl önce. Şimdilerde pek kalmadı şehirler arası vapur seyahati. O zamanlar devlet idaresi altında İstanbul-Avşa seferleri vardı vapurla. Deniz otobüsünün 3 saat 15 dakikada aldığı yolu 7 saatte alıyordu. Sonra gemi çıktı, vapurdan kat kat büyük. Onunla bu yolculuk 6 saate düştü. Ancak hiç birisi deniz otobüslerinin hızında olmadığı için boşa vakit kaybı oldu. Sanıyorum sonrasında da kaldırıldı.

Konforlu seyahat konusunda en güzeli özel aracınız. Tamamen size ait müstakil bir mekanda seyahat etmek harika. Bir de arabayı siz kullanmıyorsanız tadından yenmiyor.

Etiketler

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

2 Yorum

  1. Dedelerimiz eskiden at üstünde yıllarca… şaka şaka. Torunlarımız da ilerde teleport ile seyahat edecek, ya nolacağdı? 😀

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Buna da Göz At

Kapalı