Eurovision 2018'e Katılmak - Burak Şengüloğlu Kişisel Blog
Kişisel Blog Yazıları

Eurovision 2018’e Katılmak…

Eurovision 2018 katılan ülkeler yavaş yavaş belli olmaya başladı. Biz de seyirci olarak katılıyoruz yine…

1975 senesinde ilk kez yer aldığımız bu serüvende aslında başarısız da sayılmayız. 1997’de Şebnem Paker ile üçüncülük, 2003 yılında Sertap Erener ile (ki izlediğim ilk yarışma oldu, bkz: tATu) birincilik, 2004’te Athena, 2007’de Kenan Doğulu ve 2009’da Hadise ile birer dördüncülük ve son olarak maNga ile 2010 yılında gelen ikincilik (Lena’lı yarışma) başarılarımız olarak sayabileceklerim. Geri kalanı için sözlüklere, viki’lere göz atarsınız.

Şimdi asıl meseleye gelelim. Senede 3 gün süren bir müzik yarışması var ortada. Hani haftanın neredeyse her günü Survivor izlenen, siyaset ve spor tartışmalarından baydığımız o televizyonlarda senede 3 gün… Tam 5 senedir yokuz ortalarda.

İlk başta katılan bir yarışmacının cinsel tercihi atıldı ortaya. Daha sonra geçmiş dosyalar karıştırıldı ve tATu ile çürüdüğünde komple yarışmayı protesto ediyoruz dendi. Sebebi ise komşuların komşuya oy vermesi olayı. Biz bu yarışmada 1’inci olmadık mı? İkinci? Üçüncü? Dördüncü? Olduk. Biz kuzey kutbunun oralarda, senede 6 ay gece yaşanan ülkelerden 12 puan almadık mı? Aslında başarısız hamleler vardı. Biz dinleyiciler olarak adı üzerinde Şarkı “Yarışması” olan bir etkinliğe katılan sanatçıları tabi ki eleştireceğiz. Yanlış seçimler oldu olmadı tartışılır. En mantıklı çözüm Avrupa’da bir çok ülkede uygulanan ulusal yarışma olurdu. Yap bir şarkı yarışması ulusal çapta, hem yeni sesleri tanıyalım hem de tanıtalım Avrupa’ya. Katılmamamızın sebeplerini geçiyorum. Ben izleyemememizin sebeplerine gelmek istiyorum.

Arkadaş neden izletmiyorsunuz. İzliyoruz sitesinden ama biz izliyoruz. Millete dayatmayın hocam spor siyaset tartışmalarını. İzlemek isteyen açar haber kanallarını bulur izler yine sporunu siyasetini. Neyse en azından birliğin resmi internet sitesinden ve Youtube üzerinde yine aynı yarışmanın resmi kanalı üzerinden canlı olarak seyredebiliyoruz.

Haydi biraz da keyifli taraflara dokundurayım… Yine geliyor gönlümüzün fedaisi etkinlik. Biz genelde kendi grubumuzla Teamspeak platformunda bir araya gelir puanlarız filan o derece. Bana spor karşılaşmalarından daha rahatlatıcı, keyifli ve eğlenceli geliyor bir şarkı yarışması izlemek. İzlemekle kalmayıp can kulağı ile dinlemek. Ve tartışmak; şu birinci gelir hocam, yok ben buna 6 puan verdim… Ofsayt veren hakeme sinir yapmayın, oturun alın cipsi çekirdeği birayı ne varsa, 2 gece yarı final davası, 1 gece de büyük final…

Özet olarak yarışmacı sıfatıyla katılamasak da, ben izleyici olarak yeteri kadar keyif alıyorum. Heyecanı bu kadar keyifle veren başka bir mücadele de bulunmuyor ortada. Açın bir Fenerbahçe-Galatasaray derbisi seyredin, sırf stadyumda 3 kalp krizi vakası, evlerde kırılan televizyonlar kumandalar. Kavga-dövüş hesaba katmadım, sadece insan bünyesine bile zararlı bunlar.

Bu arada şarkıları dinledikten sonra, Eurovision 2018 hakkında tüm fikirlerimi ve favorimi önümüzdeki aylarda yine buralarda paylaşıyor olacağım. Sıralama tahmini de gelecek. Kendinize iyi bakın; huzurlu ve keyifli işlerle uğraşın 🙂

Etiketler

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor’a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

Bunlara da Göz At

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir