Gezi Blogu

Gezgin Olmaya Hiç Bir Şey Engel Olamaz

Bugün bambaşka bir blog yazısı ile karşınızdayım. Konumuz gezgin olmak. Aslında çok uzun hikayesi var bu içeriğin. İlk başta kadın girişimciler ile alakalı ben ve ekibim bir araştırma yapıyorduk. Daha sonra bir arkadaşımızın tavsiyesi ile Esin Merdan gibi harika bir insanla tanıştık. Ona bir içerikte ufak bir bölüm yer vermek yerine, onun için bir içerik oluşturmanın daha iyi olacağını düşündük ve ortaya böyle bir şey çıktı.

Ülkemizde tanınan yüzlerce, tanınmayan binlerce gezgin bulunuyor. Esin Merdan da artık o tanınan yüzlerce gezginden bir tanesi. Bizlere çok şey öğrettiğini söyleyebilirim. Öncelikle inanmak, hayattan zevk almak ve keşfetmek için hiç bir şeyin engel olamayacağını…

Hazır yakalamışken bir de röportaj rica ettim. Devamında okuyabilir, gezi blogu kategorimde daha fazla içerik bulabilirsiniz.

Öncelikle Esin Merdan kimdir?

15.12.1994’te İzmir’de doğdum, doğuştan yürüme engelli bir öğrenciyim. Yürüyebilmek için 5 ameliyat oldum ve fizik tedavi gördüm. Zamanla evden okula, şehir merkezine, farklı şehirlere ve ülkelere gidebilecek kadar güçlendim. Bir adet baston kullanarak yürüyorum. Yabancı dil ve kültür merakım sayesinde 17 yaşında gençlik değişimine seçildim ve o zamandan beri Erasmus projeleriyle toplam 16 ülkeyi ziyaret ettim.

Esin’i Esin yapan nedir? Kendini hangi kelimelerle tanımlayabilirsin?

Azim, tutku, bolca merak! Ve hiç bitmeyen bir hayalgücü ☺ Büyük düşünmeyi, kocaman hayaller kurup bunları hedeflemeyi ve gerçekleştirmeyi seviyorum. Yabancı dil öğrenmeyi, diğer şehir ve ülkelere seyahat etmeyi de çok seviyorum. Japon kültürüne büyük bir saygı ve hayranlık duyuyorum, sponsor bulabilirsem Japonya’ya gitmek en büyük hayalim! Yaşam amacımsa engelli bireyler başta olmak üzere herkese adım gibi ilham olabilmek.

Eğitim sürecin de yaşadığın ve unutamadığın bir hadise var mı? Hangi okullarda eğitim aldın? Üniversite hayatında yaşadığın en zor an’lardan biri neydi?

Eğitim hayatım boyunca Ankara’da okudum. İlkokul ve ortaokulu Rauf Orbay İlköğretim Okulunda, liseyi Reha Alemdaroğlu Anadolu Lisesi’nde okudum. Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı 4. Sınıfta eğitimime devam ediyorum, aksilik olmazsa bu yaz mezun olacağım. Eğitim sürecimde çeşitli problemler yaşadım. Mesela yavaş yürümemi gerekçe göstererek benimle arkadaş olmak istemeyen, hatta engelimi alay konusu yapanlarla karşılaştım. Bu yaşadıklarım beni çok üzdü, ama aynı zamanda engelliler konusunda toplumsal bir farkındalığımızın olmadığını gösterdi.

İlk yurtdışı seyahat sürecimi asla unutamadım. Lisede empati konulu bir proje için pilot okulduk, İngilizce öğretmenimin o gün yapılan yabancı dil sınavını haber vermesi sayesinde kalemimi aldığım gibi koşarak yetişmiştim ve o heyecanla vermiştim sınavımı. Birkaç gün sonra sınıf arkadaşlarım beni koridordaki panoya götürdüğünde en yüksek puanı alarak birinci olduğumu gördüm. Projenin İtalya’da gerçekleştirilen bölümüne seçilerek öğretmenlerim ve arkadaşlarımla 1 hafta İtalya’ya gittim, unutulmaz anlar yaşadım. İtalya’daki bazı şehirleri gördüm, yeni arkadaşlar edinip çeşitli okul ve müzeleri ziyaret ettim. Bu deneyim diğer ülkelere duyduğum ilgi ve merakı da arttırdı.

Üniversite hayatımda çok zorlanmadım aslında. Hacettepe Üniversitesinde birbirinden güzel anılarım ve arkadaşlarım oldu, burada olduğum için mutluyum. Ama Almanya’da Erasmus yaptığımda kültür şoku ve vitamin eksikliği yaşayıp zorlandığım olmuştu. Farklı bir kültüre ve düzene uyum sağlamak düşündüğümden zordu doğrusu.

Esin Merdan

Dünyayı gezme kararını alırken en büyük destekçin kimdi? Bu kararı nasıl aldın?

Öncelikle yaptığımın dünya turu olmadığını bilmenizi isterim. Birçok gezginin yaptığı gibi çantamı alıp kıtalararası ve sürekli dolaşmak değildi bu. Ben okul dönemi eğitimime devam edip tatillerde kısa dönem gençlik değişimi projelerine katılarak Avrupa ülkelerini ziyaret ettim. Bir de Almanya’da bir yıllığına Erasmus yaptım. AB ülkeleri arasındaki ulaşım kolaylığından yararlanarak haftaiçi derslere, haftasonu ve tatillerde yakın Avrupa ülkelerine gittim. En büyük destekçim ailemdi, başta endişelendiler ama seyahat edebildiğimi gördüklerinde gurur duyduklarını söylediler. Üniversitedeki öğretmenlerim ve arkadaşlarım da birbirinden güzel mesajlar göndererek bana destek oldular. Bu kararı aldım çünkü katıldığım projeler çok kısa sürüyordu (1 hafta-10 gün) ve daha uzun süre yurtdışına gidip deneyim edinmek, kendimi geliştirmek istedim. Erasmusa gidip 1 yıl boyunca yurtdışı deneyimi yaşamak kendime güvenimin artmasını, Avrupa ülke ve kültürlerini daha yakından tanımamı, akademik anlamda da kendimi geliştirmemi sağladı.

Dünya turuna çıktığında ilginç yaşadığın bir olay, dikkatini çeken bir durum oldu mu?

Letonya’nın başkenti Riga’ya uğradığımda şehri kendi başıma dolaşmam gerekti. Cat House isimli yapının önüne geldiğimde telefonumun şarjı bitti ve kapandı, fotoğrafımı çekemedim. Karşıdan gelen bir turist grubundan yardım istedim, ama onlar işitme engelliydi ve ben hiç işaret dili bilmiyordum. Kağıda İngilizce yazıp durumumu anlattım, yanlarındaki fotoğraf makinesiyle fotoğrafımı çekip bana mail attılar. Bu olay bana engellerin aşılabileceğini öğretti ve sosyal medyada anlattığımda birbirinden güzel destek mesajları aldım. Diğer ülkeleri ziyaret edip deneyimlerimi paylaşarak ilham vermek hayat amacım haline geldi. Ben yapabilirsem siz de yapabilirsiniz benim mottom, insanların motive olup iyi hayatlar yaşamalarını istiyorum. Ben bunları yapabiliyorsam bunu herkes yapabilmeli.

En çok hangi ülkeyi beğendin? Sebebi nedir?

İtalya’nın kalbimdeki yeri apayrı, hem ilk seyahat ettiğim ülke hem sanatı, mimarisi, kültürü beni çok etkiledi. Yine olsa yine uğrarım diyorum İtalya için. Bunun yanı sıra Fransa’yı ve Finlandiya’yı da çok beğendim. Ben genellikle tarih ve sanatın iç içe olduğu ülkeleri seviyorum.

Fiziki engelin gerçekten bir engel mi? Yoksa her şey kafa da mı bitiyor?

Asıl engel bedenimizde değil, toplumda ve çevremizde. Ülkemizde herhangi bir yere gitmek istediğimde nasıl gidip geleceğimi, nelerle karşılaşacağımı hesaplayarak gitmek zorunda kalıyorum. Yüksek kaldırım ve merdivenler yardımsız gidip gelmemi çok zorlaştırıyor. Görme engelli arkadaşlarım gittikleri mekânlar da sarı çizgilerin ve Braille alfabeli açıklamaların eksikliği yüzünden zorlanıyorlar. Tüm engellilere hitap eden, evrensel tasarımlar yapılırsa bahsettiğim bu gibi çevresel sorunlar çözülür. Bir de toplumsal engeller var, önyargı gibi. İnsanlar engelli birini gördüklerinde hastalıklı veya acizmiş gibi düşünerek uzak duruyorlar, çocuklarına da bu düşünceyi aşılayarak arkadaş edinmemizi zorlaştırıyorlar. Toplumumuzun engellilik konusunda bilinçlendirilmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

İleride bir iş ile uğraşmak istersen bu ne olurdu?

Seyahat yazılarımı paylaştığımda bir sürü destek yorumu ve bir o kadar da soru geldi bana, özellikle hangi imkânlarla yurtdışına gidebildiğim konusunda. Engelli arkadaşlarımı katıldığım türdeki projelere yönlendirmeye çalıştığımda bu konudaki imkânların yetersiz olduğunu fark ettim, yani engellilerin yararlanabileceği yurtdışı olanakları çok kısıtlı. Engellilerin aktif katılımını ve yurtdışına gidip gelebilmelerini sağlayacak aktivitelerde bulunmak istiyorum. Engellilik konusunda toplumsal farkındalık yaratma isteğimi de düşünecek olursak sanırım buna en yakın iş sosyal girişimcilik oluyor.

Türkiyeye geri döndüğünde seyahatini kaleme alma gereksinimi duydun mu?

Seyahat ettikçe edindiğim izlenim ve deneyimleri Facebook, Instagram gibi sosyal medyada yazarak paylaştım. Hem okurları bilgilendirmek hem toplumsal farkındalık yaratmak benim amacım. Derslerimin yoğunluğu gibi nedenlerden ötürü ara vermem gerekti ama iletişime geçenlere yurtdışı deneyimlerimi anlatıp yardımcı olmaya çalışıyorum.

Ben senin güçlü bir kadın olduğuna inanıyorum, güçlü olmak için sence ilk adım nedir?

Kendinize inanmak! Benim çok sevdiğim bir söz vardır “İnanmak başarmanın yarısıdır” diye. Bir hayalim ya da hedefim olduğunda kendime inanırım, bunu başaracağımı düşünerek hareket ederim. İnanması güç ama çok değil birkaç sene önce yurtdışına gidebilmek bile benim için kocaman bir hayalden ibaretti. Mutlaka gideceğimi düşünerek nelere ihtiyacım olduğunu belirledim ve buna göre hareket ettim. İngilizceyi çok iyi öğrendim, Erasmus deneyimim için üniversitede seçmeli yabancı dil dersleri aldım, boş vakitlerimde Erasmus yapabileceğim şehir ve üniversiteleri inceledim. Şimdiki hedeflerim içinse (yurtdışında yüksek lisans ve kıtalararası seyahat) boş vakitlerimde yüksek lisans programlarını inceliyorum ve ülkeleri, şehirleri hatta üniversiteleri maddi açıdan kıyaslıyorum. Çünkü bildiğiniz üzere yurtdışında yüksek lisans yapmak oldukça pahalı. Bunu da bir şekilde başaracağımdan eminim, kendime inanıyorum.

Dünya turuna çıktığında maddi anlamda ekstradan seni destekleyenler oldu mu?

Yurtdışına burs ve hibe bularak gittim. Maddi sıkıntım olduğu zaman ailem beni destekledi. Ancak mezun olacağım ve ailemin beni maddi anlamda sürekli desteklemesi mümkün değil. Bundan sonrası için yurtdışında yüksek lisans ve kıtalararası seyahat gibi hedeflerim var. Bunları gerçekleştirebilmek için tam burs ya da sponsorluk gibi maddi desteğe ihtiyaç duyuyorum.

Engelsiz Gezgin

Seninle iletişime geçme isteğimi nedenleri ile öğrendiğinde neler hissettin?

Çok mutlu oldum ve bir o kadar da şaşırdım, çünkü yazınızın kadın girişimciler hakkında olacağını duymuştum ve girişimci olup olmadığımı, hatta girişimin ne olduğunu bile bilmediğimi fark ettim. Gelecek kaygısı içinde olduģum bu dönemde bana ulaşıp aradığım cevabı bulmamı sağladınız. Girişimciliği araştırdığımda kişiliğime ve hedeflerime en uygun meslek olduğunu anladım, iyi bir imkan bulursam engelli bireylerin aktif katılmalarını ve yurtdışı deneyimi yaşamalarını sağlayacak bir girişimde bulunmak istiyorum. Ama bunu yapabilmek için girişimcilik alanında eğitim almam, temellerini iyi öğrenmem gerek.

İnsanlara iletmek istediğin bir şey var mı, bir kaç cümle söylemek ister misin?

Ne olursa olsun kendinize inanın, başaracağınızı düşünerek hareket edin. Büyük düşünmekten, büyük hedefler koymaktan korkmayın. Tutkunuzun peşinden gidin. En önemli önceliğinizse mutlu olmak olsun, sizi mutlu eden mesleği ve aktiviteleri yapın.

Bana ayırdığın vakit için teşekkür ederim, seni yakından tanımak için attığım adım beni inanılmaz mutlu etti. Sana, hayatından başarılar dilerim, umarım hayatında istediğin her şeye sahip olmanı istiyorum.

Birbirinden güzel sorularınız için çok teşekkür ederim, bunları cevaplamak beni çok heyecanlandırdı ve bir o kadar da mutlu etti. Ayrıca çalışma arkadaşınıza da teşekkür ederim, benden bahsedip iletişime geçmemizi sağladığı için. Bütün iyilikler ve güzellikler sizinle olsun, mutluluk dolu bir hayatınız olması dileklerimle…

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

2 Yorum

  1. Yazınızı büyük bir beğeni ve hayranlıkla okudum.Çok hoşuma gitti.Hayatı anlık yaşamak ,böyle girişimci bir ruha sahip olup,yılmamak ve herşeye rağmen mutlu kalabilmek ne kadar güzel…Size özenmedim desem yalan olur.Kendi iç dünyamda bi yolculuk yaptırdınız bana.Teşekür ederim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Close