Gezi Planlarım

Uzun zamandır böyle bir yazı kaleme almayı planlıyordum. Sizlere de belki yeni yerler yeni fikirler verir. Vizesiz Seyahat de koydum listeme…

Bugüne kadar yurt içi yurt dışı farketmeksizin hep gezmeyi sevdim. Gezdim de. Ama şu son 1-2 senedir gezi planlarını hep ertelemek durumunda kaldım. Eskiden olsa vakit var nakit yok derdim, şimdi de vakit yok anasını satayım. 1 gün tatilsem onu da en az 10 saat uyuyarak geçirmek istiyorum. Bu gezmek istediğim yerleri bir çok parametreye ayırabilirsiniz. Düşük bütçeyle keşif odaklı yerler de not ettim, yüksek bütçeli işin keyif tarafı ağırlıkta olanı da…

Bu gezilecek yerleri siz de benim gibi sevdiğiniz insanla gezerseniz, en ufak yerler bile keyifli birer hatıra olarak kalacaktır. Yani tek başınıza gezmeyin, paylaşın. Sevgiliniz, eşiniz, kardeşiniz, arkadaşınız yoksa ismini vermeyeyim, kiralık oda bulma gibi uygulamalara mevzulara göz atın. Gidip otelde kalmayın, sosyalleşin.

1. Batum / GÜRCİSTAN

En yakın mevziden başladım. Keza en ucuzu da bu. Atlayın uçağa gidin. Vizeyi bırak, pasaport istemiyor. Biz burayı nasolsa daha sonra bir haftasonu gider görürüz diye tatillerimizde es geçtik. Çünkü tatillik bir mekan değil, kaçamak yapmalık, şehrin o meşhur stresinden uzaklaşıp kafa dinlemelik bir şehir.

Gezilecek yerleri sınırlı. Aşağı yukarı bir meydanı, bir botanik bahçesi, 3-4 tarihi yapısı, bir kaç da heykeli ve landmark’ı var. Eski bölgeleri pek iç açıcı değil, zira sovyet mimarisi başlı başına kasvet. Düz betonarme. Orta Avrupa’yı bırak, Türkiye’deki dikine uzanan gökdelenleri bile özlersin. Meşhur meydanı bile Avrupa’dan araklanmış, 2000 yılından sonra yapılmış bir mekan. Sadece tarihiymiş gibi efekt verilmiş. (Efekt de ne?!)

Güzel yanı ise 1 saatte, vize-pasaport derdi olmadan sadece kimliğinizle gidebileceğiniz bir “yurt dışı” seyahati olması. Şarapları güzel diyorlar ama yabancı forumlardan baktığım kadarıyla Tiflis bir adım öndeymiş bu konuda. Ayrıca oldukça ucuz bir ülke. Para birimleri Türk Lirası’na çok yakın. Yazın giderseniz plajları da var. Malum Karadeniz olduğu için tam Ağustos ayında filan girmeniz lazım ki denize, donup gebermeyin. Bir de İngilizce konuşacağım diye yormayın kendinizi, bizden daha iyi Türkçe biliyorlar (?!)

Taksicileri, esnafı filan neyse de, en büyük kazığı gece hayatında yiyormuşsunuz. Benim o taraklarda işim yok, senin de yok biliyoruz ama aklında bulunsun.

2. Lviv / UKRAYNA

Vizesiz Seyahat denildiğinde akla ilk gelen yerlerden… Ukrayna’lı kardeşlerimiz buraya geliyor, biz niye bir uğramayalım? Şaka bir yana artık Ukrayna ile de pasaport mevzusu kalktı. Bu yüzden ikinci sıraya koydum. Yine aşırı ucuza mal olacak bir gezi imkanı size. Vize ücreti yok. Pasaport ücreti yok. Erken alırsanız 150 TL’ye gidiş dönüş uçak bileti var. Alışveriş ve konaklama ucuz. Üstelik bir önceki maddede bulunan Batum’dan daha fazla tarihi ve geleneksel yapı bulunmakta. Doğa güzelliği de yanında hediye. İnsanları da bir tık daha avrupa-i.

Yalnız şöyle bir durum var, bizim millet her yerde… Ukrayna sınırları içerisinde neresi olursa olsun mutlaka her yerde en az 1 tane bağıra bağıra Türkçe konuşan eleman görürseniz turist olanın siz olmadığınız hakkında bir fikre varabilirsiniz.

Sadece Lviv değil aslında. Kiev, Kharkiv, Odessa gibi şehirleri de gezilecek yerler. Aman diyeyim doğu tarafında bir yerlere gitmeyin, malum Rusya biraz karıştırmış oraları. Yine güneyde Kırım tarafı tehlikeli bölgeler.

Kısaca yine vizesiz pasaportsuz, Ankara’ya gider gibi ucuz, zahmetsiz ve kısa bir memleket.

3. Dubai / BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ

Öh oldunuz birden değil mi? Batum’lardan, Lviv’lerden sonra DUBAI! Aslında benim için ilk madde. Ama şöyle bir sıkıntı var hemen onunla başlayayım; yazın gidilmiyor bu memlekete, 45 derecenin altına indiği nadir oluyormuş. Kışın ise 25-30 derece civarı. Yani ideal tatil zamanı Nisan sonu filan son buluyor, sonrası cehennemmiş. Gitmek için ya emekli olmak lazım ya da s.kerim işi ben gidiyorum kafasında olmak…

Bize Dubai biraz fazla lüks geliyor. Lüksten de çok, “abartı” daha doğru tanımlama olur. Ama aslında tüm dünyada popüler bir şehir Dubai. Öyle ki, bir çoğumuzun hayali olan ABD’de yaşamak ile başlayan hikayeler var. Ama ABD vatandaşı olup, ortanın üstü diyebileceğimiz ailelerin college’li çocuklarının bile hayali Dubai. Yabancı forumları karıştırdıkça sadece ABD vatandaşları değil, bildiğin İspanyollar İbiza yerine, Ukraynalılar ve Ruslar Antalya yerine Dubai’yi tercih etmeye başlamışlar.

Biz bugüne kadar hep yanlış Arapları örnek almışız. Halbuki git Katar’ın, BAE’nin iyi yönlerini al değil mi?

Burası biraz bütçenizi tüketecek cinsten. Gidiş Dönüş 2 kişi sadece uçak biletine 2.000-2.500 TL civarı bir bedel ödeyerek seyehate başlıyorsunuz. Oteller de yerine göre değişiyor. Ama bir kere gidecekseniz, gidip şehrin dışında bir yerde kalmayın. Şehrin dışı en ucuz yerler ve tatil köyleri olarak ikiye ayrılıyor. Yani 2 türde şehir dışı var. Birisinde ucuz oteller var, diğerinde Radisson tarzı 5 yıldızlı resort otelleri var. Şehrin içinde de 3 farklı bölge var. Birisi havalimanı civarı olan orta segment oteller. Bir diğeri marina civarı oteller. Ve sonuncusu malumunuz palmiye adası otelleri. “Size en uygun oteli bulur” sloganlı siteleri karıştırın bir fikriniz olur.

Yalnız dediğim gibi en büyük problem mevsim. Yani biz genelde yazın tatil yapan, yazın boşluk ayarlayabilen bir milletiz. Yılbaşı civarı bir 5 günlük tatil ayarlayabilme imkanınız olursa kaçırmayın tabi.

4. Belgrad / SIRBİSTAN

Burası da vize istemeyen ülkelerden. Ama pasaport lazım. Yine mevsim sıkıntımız var. Şöyle ki, yazları kurak, kışları soğuk. Yazın tatile gidecek olsam Sırbistan’a mı giderim, büyük soru işareti. Kışın gitmeye kalksan -10 derecede donarak can vermek istemiyorum. Bahar mevsimi ideal. Ama bir önceki maddeye dönüyor iş, vakit ayırmak zor. Ancak 2 günlüğüne bir haftasonu kaçamağı ayrılabilir.

Gezilecek çok yeri var. Alışveriş imkanı da yerine göre ucuzu da var, üst segment de. Kız arkadaşınız makyaj malzemeleri, o konularda bir alet edevat alışverişi yapmak istiyorsa bol bol salabileceğiniz mağaza mevcut. Yerel yemekleri denemeye değer. Para birimleri Euro’dan ucuz.

Girişler artık daha sıkı kontrole tabii. Eğer benim gibi daha önceden Schengen ülkelerine giriş çıkışınız varsa rahatlıkla girersiniz. Vize istemeseler de, bomboş bir pasaporta sorun çıkardıklarını işittim bir kaç arkadaşımdan. Baya bir soru soruyorlar; nerede kalacaksın, yanında yeterli para var mı, ne zaman döneceksin, dönüş biletin var mı, otel rezervasyonun var mı vb… Ama o pasaportta schengen varsa, Welcome to Serbia! Eğer benim gibi yeni pasaporta geçmişseniz, eski pasaportunuzu mutlaka yanınıza alın. Yine işe yarıyor.

Buraya da işsiz güçsüz olduğum bir vakitte ancak gideceğim sanırım.

5. Eskişehir / TÜRKİYE

Aslında hepimiz hayatımız boyu en az bir 5-10 defa geçeriz. İstanbul ile Ankara arasında köprü kurmasından daha fazlası var Eskişehir’de. Yine vakit olmadığından bir türlü gerçekleşmeyen gezi planım. Gezilecek görülecek çok yeri var. Yaşadığımız büyük şehirler kadar pahalı da değil. Her gün kalkan otobüsleri kullanabilirsiniz. Hızlı tren mevzusu bittiğinde, tren de iyi bir alternatif olacaktır.

Pek kalınacak, hafta sonu geçirilecek yere benzemiyor. 1 günde gezilecek yerlerin tamamını gezip dönebilirsiniz. Günübirlik maaliyeti 2 kişi için 300 lira civarı oluyor ki eminim değecektir.

6. Amsterdam / HOLLANDA

Aman portakalları attık biz demeyin. İşin siyasetini boşverin. Gezilecek görülecek yerlerden birisi kesinlikle. Bu benim tahmini gidilecek yerler listemde 2’nci sırada. Özgürlük şehri kavramını geçiyorum. Tam bir Avrupa şehri. Batı Avrupa yerleşimi özelliklerinin tamamını barındırıyor. Malum kanal, malum tren istasyonu, malum binaları ve malum caddesi diye gider bu liste.

Onu bunu boşverin, resmen ilham kaynağı bir şehir burası. Daha önce tarihi yapısını koruyan bir Avrupa şehrine gitmedim. Avrupa’da gittiğim en tarihi yer Magdeburg civarında İkinci Dünya savaşından geriye kalmış tramvay caddesi ya da Berlin’in dışındaki toplama kampı olabilir. O derece… Bir defa da tarihiyle doğası iç içe geçmiş, bunu da Avrupa yerleşimiyle becermiş bir şehir görmek, keşfetmek istiyorum. Tarihi Avrupa şehri dendiğinde hepimizin aklına Orta Avrupa geliyor çünkü. Bunu batıda bulmuşken kaçırmamak lazım.

Bütçe olarak aman aman birşey ayırmanıza gerek yok. Özellikle çok girişli bir schengen’iniz varsa 160-170 TL’ye bile gidiş dönüş uçak bileti bulabiliyorsunuz kampanyalarla. Günde en az 5-6 uçuş oluyor.

Özet olarak gezilecek çok yer var, çok da plan. Ama her biri ayrı bir vakit isteyen yerler. Yakında bulunan yerleri de hep nasolsa gideriz diye erteliyoruz. Eğer vaktiniz varsa mutlaka gezerek kullanın. Özellikle de büyük şehirde yaşayıp tek işi üniversite okumak olan varsa, onlar da haftasonu kaçamaklarını bol bol yapsınlar. Biz de yaz tatilini bekleyelim…

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

Henüz Yorum Bulunmuyor

Cevapla

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.