Yeni Girişim Fikirleri

Son zamanlarda gördüğümüz “tutan” projelerin bir çoğu ithal fikirlerden oluşuyor. Türk insanı olarak galiba kafamız o kadar yoğun, o kadar meşgul ki, fikir üretmekte bile zorlanıyoruz. Bunun yerine dışarıda tutan projeleri Türkçeleştirerek ve yerelleştirerek ülkemizde yeni proje olarak sunuyoruz. Onedio’dan tutun da yerli Youtuberların video konularına kadar bir çok fikir ithal. Peki ülkemizde neden girişim fikirleri bu yönde ilerliyor?

Türkiye’de girişim fikirleri ilk ortaya atıldığı günden beridir projelerin %97-98’i ithal fikirlerden oluşuyor. Fırsat siteleri, tatil siteleri, özel alışveriş siteleri, e-ticaret konseptleri, sosyal paylaşım temalı içerikler, forumlar vs… Aslında mantıklı bir uygulama diyebilirim. Çünkü global çapta hizmet veren bir çok firma, geliştirdikleri fikirlerde ve yayınladıkları projelerde Türkiye’yi es geçiyor. Bunda kastettiğim şey Türkçe dil seçeneği filan değil. Örneğin daha önceki bir yazımda Arıkovanı ile Kickstarter olayından bahsetmiştim. Kickstarter mükemmel bir projeyken Türkiye’ye hizmet vermiyor; illa araya yabancı bir ülkeden banka hesabı ve kimlik bilgileri sokmanız gerekiyor. Oysa Arıkovanı bunu güzel bir şekilde yerelleştirerek ülkemize sundu. Yine Amazon ülkemize bir çok ürünü getirmiyor, bunların en önemli bölümü gıda ve sağlık ürünleri. Bu açıkları, yerli girişimciler yerel projelerle kapattılar.

Şimdi ilk sorumuza geri dönelim. Neden proje ve girişim fikirleri hep ithal olarak geliyor ülkemize. Bunun başlıca cevabı para kazanmak… Çünkü yurt dışında herhangi bir yerde ulusal ya da global çapta denenmiş, başarılı olmuş bir fikri ülkemizde sunmak çok daha mantıklı geliyor. Peki fikirler ne alemde? Burda da araya yatırım giriyor. Eğer daha önce tutmuş bir fikri getirirseniz elinizde ister istemez bir referans değer oluyor. Siz bu referansı kullanarak yatırım da çekebiliyorsunuz, ilerleyişinizi de yönetebiliyorsunuz. Ama siz yeni bir fikir ürettiğinizde, bu fikre ve projesine referans sağlayacak parametre olmayacak. Dolayısıyla da ilerleyişinizde şans faktörü de devreye girerken, yatırım konusunda da garantici seven yatırımcılarımız çok fazla bulaşmak istemeyecekler.

Bir de öneri kısmına gireyim. Boş vaktim var, nasıl bir girişimde bulunabilirim diyeceklere gelsin. Kickstarter ve Indiegogo gibi siteleri takip edin. Buradaki fikirleri ülkemize ithal olarak yerelleştirerek projelendirebilirsiniz. Böylelikle tutacak veya yatırım alacak fikirleri de bir süzgeçten geçirmiş olursunuz.

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

Henüz Yorum Bulunmuyor

Cevapla

E-Posta adresiniz paylaşılmayacak.