Günlük Blog

Hayatı Düzene Sokmak

Özellikle öğrencilik hayatından iş hayatına geçişte, uzun süre işsizlikten girişimciliğe atılışta ya da uzun süreli bir tatilden bir projeye dahil oluşta yaşanılan en büyük problem, zihni ve bedeni iş gerekliliklerine senkron edememek. Hayatı düzene sokmak sadece yaşam biçimiyle, evde geçirilen zamanla, hobiler ve sosyal hayat ile gerçekleştirilebilecek bir eylem değil. Bu konu hakkında bir kaç tecrübemi paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bir girişimci ekibe dahil olduğunuzu hayal edelim. Evinizde, bilgisayarınızda çalıştığınızı… Ya da evde pasta yaparak kazanç sağlarken anlık bir karar ile şirketleşme ve profesyonelleşme yoluna gittiğinizi… Birden bire kendinizi bir ofiste, profesyonel bir mutfakta, pastanede bulduğunuzu düşünelim. Normalde bir işi bitiriş zamanınıza göre gece-gündüz farketmeksizin çalışabilecekken belirli bir kalıp zamana girdiğinizi düşünelim. Nasıl başa çıkabileceksiniz bununla? İşte hayatı düzene sokmak burada devreye giriyor.

Öncelikle bu işi sevmeniz en önemli kriter. Yani işiniz pasta yapmak ise pastayı sevin, e-ticaret ise ürün pazarlamayı sevin; neyi seviyorsanız sevin ama işinizi sevin. Her sabah o ofise ya da mutfağa gitmek için bir sebebiniz olsun. Hatta öyle ki, eve asla iş getirmeyin, evde çalışmayın ve evde geçen her vaktiniz boşa gidiyormuş gibi hissedin. Burada irade devreye giriyor. İş, kendi işiniz dahi olsa asla evde çalışmayın ve belirlediğiniz saat aralığında, belirlediğiniz çalışma alanında işlerinizi gerçekleştirin. Yine bir örnek üzerinden gidelim.

Instagram üzerinden şeker hamurlu kurabiye satışı yapıyorsunuz. O kadar çok sipariş geldi ki, maddi anlamda kendinizi kurtardınız ve işi profesyonelliğe dökmeye karar verdiniz. Şirketi kurdunuz, mutfağınızı açtınız, kargo firmasıyla anlaştınız ve hatta özel kaplarınızı bile üretip stokladınız. Gece 11’de 50 tane kurabiye siparişi geldi. Üstelik çok da eğlenceli süslemeler arzu edildi. Eğer siz o kurabiyeleri gece gece yaparsanız ve para kazanma hırsıyla iyi bir şey yaptığınızı düşünürseniz, kendinize en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. Ertesi gün yorgun olacağınız için mutfağınıza saat 11 gibi gidebildiniz. Kargoya verdiniz mevcut siparişleri. O gün başka sipariş gelmedi ve bomboş bir vakte sahip oldunuz. Sıkıldınız ve bu sefer oraya gitmek için değil, saat 5 olsun da eve gideyim diye beklemeye başladınız. Bu döngü bir kaç sefer tekrarlandığında ise iş yerinizden soğumaya başladınız. Hatta neden açtım ben burayı gibi gereksiz sorgulamalar bile içinizde esiyor.

İş hayatına kendinizi adapte ederken en önemli şey iş hayatı ile kişisel hayatı ayırabilmek. Saatlerinizi, programınızı ve çalışmalarınızı plana sadık kalarak ayarlamak…

Hayatı düzene sokmak uyku saatleriyle tek başına çözülebilecek bir şey değil. Umarım sizler de saatlerinizi iyi ayarlar ve iş hayatı ile kişisel hayatınızdaki ayrımı keskin olarak yapabilirsiniz.

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

2 Yorum

  1. hayatımızı duzene sokmaya baslarsak hayatımızdan cıkarıcagımız ınsanlardan baslamamız gerek bence

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir