Ürün İncelemeleri

Starbucks Reserve İncelemesi

Selamlar, bildiğiniz gibi blogda çok fazla kahve incelemesi gerçekleştirdim. Ancak bambaşka bir deneyim için kahvenin merkezine, yani Starbucks Reserve hizmetine yolculuk yapmak istedim. Son zamanlarda popülaritesi artan Starbucks Reserve incelemesi için doğru yerdesiniz.

Öncelikle içeriğe geçmeden önce bu imkanı tanıyan Starbucks Türkiye’ye ve Hazal Alpagut hanıma teşekkür ederim. Şimdi size biraz teorik bilgi vereceğim. Ortamlarda anlatırsınız 🙂

Kahve kültürü genel olarak 3 dalgaya ayrılıyor. Birinci dalga kahveciler aslında hazır kahve tüketicileri olarak tanımlanıyor. Hazır kahveden kastım tabi ki granül ya da kurutulmuş olarak adlandırılan, bizlerin Nescafe diye bildiği paket kahveler. Hatta şu anda dünya üzerinde üretilen kahvenin 3’te biri hala hazır kahve tüketimi için üretilmekte. Tarihi 1800’lü yıllara kadar uzansa da, 1903 yılında kahvenin kavrulduktan sonra demlenip kurutulması tekniğini keşfeden Japon bir bilim insanı sayesinde aslında günümüzdeki hazır kahveleri tüketebiliyoruz.

İkinci dalga kahve bildiğimiz Starbucks. Aslında hepimiz birer ikinci dalga kahve üyesiyiz. Evlerimizde tükettiğimiz filtre kahveler, kapsül kahveler ve espressolar, birer ikinci dalga kahve zincirleri kültürü. Dünya’da kahve kültürünü yayan, kahvenin popülaritesini arttıran Starbucks sayesinde de 3. dalga kahvenin zemini hazırlanır.

Üçüncü dalga kahve kültüründe ise artık kahveyi kavur, çek, demle, iç olayı basit geliyor. Artık bir kahvenin çekirdeğinin nereden toplandığı, hangi tür olduğu, nasıl işlendiği, hangi derecede kavrulduğu da önem kazanmaya başladı. Ve tabi ki birazdan deneyimlerimi aktaracağım demlenme yöntemleriyle. Gelin 3. dalga kahve konusundaki deneyimlerimi anlatayım.

Starbucks Reserve Mağazası

Öncelikle aklımda hiç soru işareti kalmayacak bir muhabbete başladık. Oldukça nazik insanların çalıştığı bir şubede bu deneyimi gerçekleştirdim. Barış ve Ayaz bey hem nazikler, hem de nazik oldukları kadar bilgililer. Özellikle Ayaz bey bir Starbucks Reserve çalışanından öte, kahve kültürünün dibine kadar inmiş, sanki gönüllü çalışan bir edayla işini severek yapıyor. Hatta evde de kahve denemeleri yaparak eve iş getiriyor 🙂

3 çeşit kahve çekirdeği koklayarak başladık. Aralarından en farklı kokuya sahip olanını seçeceğimden şüphem yoktu. Kahve çekirdeklerinden de kısaca bahsedeyim. Güneşte kurutulmuş Uganda kahvesi (ki kokusu en farklı olandı) erik hoşafı ve kuru baharat aromaları barındırıyor. Afrika’dan toplanan çekirdekler dolgun gövdeye ve düşük asiditeye sahip. İşleme yöntemi ise doğal olarak gerçekleştiriliyor. İkinci kokusuna baktığımız kahve çekirdeği Jamaica Blue Mountain oldu. Ayaz bey kahvenin incisi olarak tanımlıyor bu kahveyi. İnanılmaz derecede zor bulunan bir kahveymiş. Adını Jamaika dağlarını maviye boyayayan pus tabakasından alıyor. Orta gövdeli ve orta asidite değerine sahip olan kahve çekirdekleri, yıkanma işleminden geçerek hazır hale getiriliyor. Aroma olarak da çiçek, kakao ve turunçgil lezzetleri barındırıyor. Son kahvemiz ise Honduras La Campa oldu. Kokusu diğerlerine göre daha yumuşak, daha tatlı. Honduras’ın La Campa kasabasından toplanan bu kahve çekirdekleri de yıkanmış şekilde geliyor.

Starbucks Reserve Sifon Yöntemi

İlk demleme yöntemimiz siphon ya da syphon yani Türkçeleştirdiğimizde sifon olan yöntem. Kısaca bahsetmek gerekirse, elektrik ocağında kaynayan su bir süre sonra yukarıda kahvenin olduğu bölüme çıkıyor. Ters vakumlama deniliyordu bu işleme sanıyorum. Zengin aroma ve kadifemsi bir kahve vadediyor. İstediğimiz sıcaklıktan önce suyun yukarı çıkmaması için üst bölüm yukarıdaki fotoğraftaki gibi konumlandırılıyor. İstenilen sıcaklıktan sonra yerleştiriliyor. Kahve koyuluyor ve karıştırılıyor. Orada kahve karıştırıldıktan sonra ocak kapatılıyor ve sıcaklık derecesi düşürülüyor. İlk bulunduğu bölüme ise demlenmiş kahve olarak damlamaya başlıyor. Eğer kahve posası yukarıda koni şeklinde düzgün kalırsa, gayet başarılı bir demleme gerçekleştirilmiş oluyor.

Starbucks Sifonla Demleme Yöntemi

Biz nişanlımla beraber kokusundan dolayı Uganda kahvesini tercih ettik. Bu yöntemde 100 derecenin üzerine çıkarılıyor su. İskoç denizciler tarafından keşfedilen bir yöntem. Ancak son zamanlarda Japonya’da inanılmaz popülerlik kazanmış bir araç takımı. Zaten önümüzdeki set de Made in Japan bir üründü. Şimdi sizlere suyun üst bölüme çıkışı ve aşağıya kahve olarak dönüşü ile ilgili bir video bırakıyorum.

Ve sonunda kahvemiz hazır. Bu arada aşağıya da çok hoşuma giden bir fotoğrafı ekliyorum. Demlenme aşaması ancak bu kadar güzel gözükebilirdi…

Starbucks Uganda Sifon

Kahve aşırı sıcak geldiği için bir süre muhabbete devam ettik. Bu sırada kahvenin tadım yöntemleri konusunda bilgi aldım. Önce koklayarak, sonra Türk kahvesi içer gibi höpürdeterek ve ardından normal içim ile kahvenin gerçek deneyimini elde edebiliyormuşuz. Kahveler arası ise soda içilerek ağzımızdaki tadı sıfırlıyoruz. Kokladığımda sıradan bir filtre kahveye göre bambaşka bir koku aldım. Üstelik ilginç bir şekilde çekirdeğin kokusundan da bağımsızdı.

Starbucks Reserve Fincanları

İçtiğimde ise üst damağın 2 tarafında bir tat ve dilde inanılmaz bir ıslaklık bıraktı. Gerçekten yoğun ve harika bir kahve. O an düşündüğüm tek şey, bugüne kadar içtiğim sayısız kahvenin aslında kahve olmadığıydı. Ardından bir süre daha bilgi aldık. Hatta en ilginci, Japonların bu yöntem ile çay demleyebildiği…

Clover denen yöntem Starbucks’ın en popüler demleme yöntemi. Daha çok aromayı ortaya çıkarıyor. Starbucks Reserve denildiğinde de akla ilk olarak bu Clover makineleri geliyor.

Clover ile ilgili de bazı bilgiler aldık. Yanılmıyorsam 87 dereceye ısıtılmış bir su kullanılıyor. Biz aradaki farkı anlamak için aynı kahve çekirdeğini kullandık. Yani yine Sun Dried Uganda. İçimi çok daha çabuk oldu. Sifon yöntemine göre daha içilebilir sıcaklıkta geliyor önünüze. Aradaki farkı tarif etmem gerekirse, öncelikle sifon yöntemine göre clover yöntemi çok daha yumuşak bir içim sunuyor. Aroma daha fazla tat bırakıyor. Ancak daha yoğun bir demleme yönteminden geçtiğimizden midir nedir bilemiyorum; ilkinden sonra daha az tercih edeceğim, ancak keyifli bir sohbet esnasında içebileceğim bir kahve olarak geldi.

Bu arada clover yöntemi sadece Starbucks Reserve mağazaları içerisinde bulunuyor. Yani 3. dalga kahveci olayına katkıda da bulunan bir kahve zinciri var karşımızda.

Starbucks Reserve Fiyatlar

Deneyimimiz dışındaki diğer yöntemler ise Chemex, Pour-Over ve hepimizin bildiği Coffee Press. Bu 3 yöntem de baristaların ustalığı ile doğru orantılı diyebilirim. Çünkü üçü de manuel işlem gerektiriyor.

Bu deneyimimin özetini geçmem gerekirse, gerçekten bugüne kadar içtiğim tüm kahveleri sorguladığım bir sohbet oldu. Benim de nişanlımın da favorisi syphon yöntemi oldu. Ayrıca bir de nazik hediyeleri oldu. Keyifle kahve içebileceğim harika bir Starbucks Reserve fincanı.

Starbucks Reserve ve Blogger

Tekrardan Starbucks Reserve Hilltown şubesindeki Barış ve Ayaz beye çok çok teşekkür ediyorum. Harika bir sohbetti.

 

Etiketler

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

13 Yorum

  1. Görüp hem merak etmiştim videolarda bu kadar bilgiyi bulmak gerçekten zor. O kadar güzel anlatmışsınızki sanki tadım yapmış gibi oldu ?

  2. Merhabalar ,

    Kahve Starbucks Reserve hakkında detay ve konu içeriginde anlatımlarınız çok iyi öğrenciyken başladım kahveye. önüme çıkan ilk kız arkadaşlarımla starbucks a gidelim bir kahve ikram edeyim diye bu marka sayesinde bir çok kız arkadaşım olmuştur
    çok masraflı birşey değildir. evde genelde yapmayı severim yemekten sonra vazgeçilmezimdir rezerve yi de kısa sürede demek istiyorum bakalım nasıl sonuçlar doğuracak merak ediyorum.

  3. Gerçekten Kahve içtiğimi hissetiğim bir marka sonuna kadar hak ettiğni düşünüyorum

  4. kokusu şimdiden guzel geliyor 🙂 kahve tutkunu olarak biran önce denemek istiyorum ..

  5. Merak edip hiltow avmde ziyaret edim dedim masaya konulan çikolatayla kaplanmış kahve çekirdeklerinin ücretsiz olmasıyla takdir ettiğim kahve mekanı… bir de şimdi adet çıkarmışlar masadakileri yememek, sadece tadına bakmak ahlak kurallarının gerektirdiği bir şey miş. biz oraya gidince bizim tabaktakileri bi de yan masanınkilerden kalanları avuç avuç yiyoruz. bedava değil mi? 🙂

  6. Genellikle gezdiğim çoğu şubesinin dekorasyonu olsun, lezzeti ve hizmeti olsun starbucks’tan iyi. lakin az şeker koymalarını belirtmeyi unuttuğumuz kahveyi içemediğimizi gören starbucks personeli beğenmediniz mi? diye sorup neden içilmediğini öğrenince tekrar kahve yapıp getirirken, gerçekten tavsiyelik bir yerdir.

  7. starbucks tan kahve almaktan nefret edıyorum ne zaman kasaya gıtsem geriliyorum arkadas kahve alıcam ya 😀

  8. Gerçekten harika bir yazı olmuş. Birinci, ikinci ve üçüncü kahve dalgalarına değinmen (merak edip, araştırmayı her seferinde unutan ben için) güzel olmuş. Bu bilgileri sana aktardığı için önce Ayaz ve Barış Bey’e, bize aktardığım içinde sonra sana teşekkür ederim. İyi bloglar 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir