E-Spor Blogu

Türk E-Spor Endüstrisinde 2019 Yılı Beklentilerim

Daha e-sporun nasıl yazıldığını bile kestiremediğimiz ülkemizde (e-spor, e-Spor, espor, eSpor… vb) elektronik sporlar öyle ya da böyle kendisine bir sektör oluşturdu ve yine kendi kendine endüstri yaratmayı başardı. Sıradan bir oyun turnuvasından farklarını anlatmaya çalıştığımız ve daha önce Türkiye’de E-Spor adlı yazımda belirttiğim sıkıntılardan ötürü bir türlü gereken kurumsallık sağlanamadı. Ancak bir şekilde endüstrileşme aşamasını şirketlerin “itelemesiyle” başardı. Önce neden kendi kendisine bunları yaptı ona değineceğim, ardından Türk e-spor endüstrisi hakkındaki 2019 yılı beklentilerimi detaylandıracağım. Bu içeriği hazırlarken sadece ülkemizde aktif olarak faaliyet gösteren şirketlerin e-spor maceralarını konu alacağımı belirtmem gerekiyor. Tabi ki ülkemizde sadece ajanslarla turnuva düzenleyen oyunlara da kısaca değineceğim. O zaman hep birlikte Türk e-spor endüstrisine giriş yapalım. Ancak bu girişi yapmadan önce e-sporu anlamak adına bir başka içeriğimi satır arası olarak koyuyorum.

E-Spor Nedir? E-Spor Tarihi ve E-Sporcular

Türk e-spor endüstrisi hangi yapı taşlarından oluşuyor?

Öncelikle ülkemizde e-spor oyuncu, taraftar, kulüp ve yayımcı olmak üzere 4 ana parametrenin birleşiminden -ya da kimi zaman kesişiminden- meydana geliyor. E-spor olarak lanse edilen oyunları oynayan sıradan oyuncular, e-spor maçlarını takip eden taraftarlar, e-spor turnuvalarına katılım sağlayan kulüpler ve oyunların turnuvalarını organize eden ya da edilmesini sağlayan yayımcı şirketler, bu endüstrinin yapı taşları olarak varsayılabilir. Bunun dışında yapı taşı denilmeyecek ancak parametre olarak bilinmesi gereken ajans, influencer, internet kafe, perakendeci, son kullanıcı ürünü üretimi sağlayan firma, tedarikçi gibi dolaylı yoldan bu endüstriye giren etkenler de mevcut.

2018 yılında faaliyete geçen Türkiye E-Spor Federasyonu ise henüz yapı taşı olarak değerlendirilemeyecek bir pozisyonda bekliyor. Buna ayrı bir parantez açmak gerekirse, TESFED henüz kadrosuyla, tüzükleriyle ve kurullarıyla hazır gibi gözükmüyor. Bu konuya başka bir yazıda ayrıca değineceğim için şimdilik burada parantezi kapatıyorum.

Türk e-spor endüstrisi nasıl gelişiyor?

Açıkçası yazının henüz başında belirttiğim üzere kimi zaman itilerek, kimi zaman şişirilerek, kimi zaman şansın yaver gitmesiyle… Riot Games Türkiye dışında doğru düzgün oyununun e-spor endüstrisine katkı vermesini sağlayan bir geliştirici ya da yayımcı görmüyorum. Devam edecek…

Etiketler

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

2 Yorum

  1. Ülkemizde e-spor henüz bir endüstri haline gelmedi. Sadece bir sektör olarak diğer kollardan ayrıldı. Sürekli markaların boostlamasıyla hayatını devam ettiren şeye endüstri denemez bence. Devamı gelirse sevinirim.

  2. Devamını bekliyoruz, her gün f5 çekiyorum 😀 Espor sektörü hakkında bir yazı dizisi de fena olmazdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir