Türk Şirketler, Girişimler ve İçerik Üreticileri - Burak Şengüloğlu
Girişimcilik

Türk Şirketler, Girişimler ve İçerik Üreticileri

Aslında baya bir genelleme yapacağım. Şirketten öte, markaların PR için çalıştıkları aracı firmalarla da alakalı bir durum. Tecrübe edindiğim bir kaç şey oldu son 1 ayda. Bakalım neler anlatacağım. Girişimler adına üzücü notlar da barındıran bir yazı oldu…

Öncelikle ben bu blog kavramının henüz Türkiye’de oturmadığı kanısındayım. Çünkü bloglar aslında doğrudan insanlarla sohbet ortamındaymışcasına, kuralsız, kaygısız şekilde anlatım ağırlıklı içerikler bütünü oluyor. Bloglarda tecrübeler ağır basıyor. Ancak bloglarda bir konuda, bir üründe, bir oyunda veya bir hizmette edindiğimiz tecrübeyi anlatabilmek için, önce o deneyime sahip olmak gerekiyor. Yani önünüzde var olmayan bir şeyin incelemesini yapamazsınız. Youtube Türkiye’de olduğu gibi, gerek video formatında, gerek yazılı formatta, gerekse sesli/radyo/podcast formatlarında içerik çıkartan binlerce içerik üreticisi var ülkemizde… Ancak şirketler, özellikle video içerik formatını; maalesef ki bu Youtube kanallarını sadece birer kitleye ulaşma ve reklam amacı güden platform olarak görmekte. Oysa şirketler, ürünlerinin ya da hizmetlerinin reklamından çok -biraz da ürününün/hizmetinin arkasında durup- herhangi bir maddi kaygı gütmeden içerik üreticisinin anlatımına teslim ederek gerçek deneyim ile gerçek bir içeriğe katkıda bulunabilir. Böylelikle samimi içerik karşısında kullanıcılar da kendisini “hypelamak” diye tabir ettiğimiz, bir şeye kitlenip, onu arzu edip, kulaktan kulağa yayılarak bir kartopu etkisiyle ürünü ya da hizmeti büyütebilir.

Şimdi teorik kısmı geçtim, tecrübe kısmına geliyorum. Ben yaklaşık 4 senedir 200 kadar farklı oyun geliştiricisinden incelemem ve içerik üretmem için oyunlar alıyorum. Bana herhangi bir şekilde linkimizi koy, bizi öv şeklinde temenniler yerine, gerçekten samimi bir şekilde içerik üretebilmem için “al bu yeni oyunumuzun dijital kodu, inceledikten sonra e-posta ile dönüş yaparsan seviniriz” şeklinde bir mesajla oyunu tarafıma iletiyorlar. Malum blog açtım, yazıları yayına alıp kitleyi bu oyun blog sitesi ya da kişisel blog sitesi olarak adlandıracağım blog sitesine yeni çekmeye başladım. Örneğin Kutu Aboneliği hakkında bir yazı yazdım. Ardından inceleyebilmem için de bir kaç firmaya e-posta attım. Ancak bırakın olumsuz bir geri dönüşü, e-postalarımı bile spam olarak işaretlemiş olabilirler. Girişimcilik blogunda girişimcilerin hizmetlerini tanıtamıyorum, ne de ilginç! Sonra Google’da sıralamalarım yükseldikçe, aylık abonelik girişimcilik vs kelimelerde ilk sayfalara çıktıkça, dünyanın en büyük kutu abonelik şirketleri kendi kendine e-posta atmaya başladı. Dedim noluyoruz… Bir tanesi daha ben şartlarımı yazmadan 150 USD’lik bir kutuyu kargolayı verdi. Hem de uçak kargo. Yarın da elimde olacak. Muhtemelen 1 hafta içerisinde de incelemesini keyifle yapacağım. Diğer yabancı kutu abonelik şirketleriyle de gerekli yazışmaları yaptım ve anlaştım. Onlar da Ekim ayı son bulmadan blog sitemde incelenip yayınlanacaklar.

Türkiye’de bu işi yapmaya çalışıp, 3 kuruş bile olsa daha fazla kazanayım diyen şirketler (hatta girişimler) daha e-postalarıma yanıt bile vermedi. Bir tek kedi/köpek maması kutu aboneliği girişiminden yanıt geldi, onda da bloggerlar suistimal ediyor dendi. Kusura bakmayın ama, ulan ayı senin 30 liralık kutunu alıp adam blog yazacak, arama motorlarında bulunabilirliğini arttıracak, kedisini/köpeğini kobay gibi senin mamalarınla besleyip içerik çıkartacak, kitlesine tavsiye edecek (veya dandik mamaysa uzak durun diyecek) sonra sen 30 liralık kaybın olmasın diye bloggerlar suistimal ediyor. Merak eden olursa hangi girişim grubu olduğunu yazarım.

Gelelim bizim ana sektöre, oyun sektörü. 10 tane e-posta attım, Logitech dışında dönen olmadı. Logitech doğrudan olumlu döndü. Olumsuz dönüş hiç olmadı zaten, adam baksa siteye zaten olumlu görüş bildirecek. HyperX’e yani Kingston’a e-posta gönderdim, e-posta hesapları meğer kullanım dışıymış. Napalım Whatsapp’dan mı yazalım hocam? Bu arada benim maddi herhangi bir şeye ihtiyacım da yok. Adamlara genelde “link çıkarmadığım sürece, ürünlerinizi ücretsiz ve karşılıksız olarak inceleyip, içeriği çıkarttıktan sonra çok değerli ürününüzü tek bir çizik veya darbe olmaksızın aynı kargo firmasıyla geri göndereceğim” diyorum. Burada benim kazancım daha fazla içerik çıkartabilmek ve inceleme konusunda kendimi kanıtlayabilmek.

Türkiye’de girişimcilik diyoruz, girişimler desteği hakediyor diyoruz, şirketleşmemiş dahi olsa startup gruplarına maddi manevi destek veriyoruz (evet yerli startuplara yüksek mertebede desteklerim oluyor sürekli), iyi güzel de, daha ürününe veya hizmetine güvenmeyen, kitleyle iletişimi yalnızca Enes Batur’a dondurma yalatmaktan ibaret sanan firmalarla dolu bir ülkede yaşıyoruz. Bazı gerçekler acıdır. Eğer siz girişimciyseniz, girişiminizi ilk olarak halka tutarlı ve somut şekilde tanıtmalısınız. Herkes melek yatırımcılardan değerleme almıyor. Sonra ağlıyorsunuz kimse bize destek olmuyor diye. Ne o, benim girişimim bu, bana destek olun dedin de milyonlar seni red mi etti? Yoksa girişiminden yalnızca akrabalarının mı haberi var?

Yazıyı 2 alıntıyla bitirmek istiyorum. Bir tanesi, bir çocuk uzaya, havacılığa ve uçak sektörüne ilgi duyar. Çocuk yerli ve yabancı bir çok şirkete “görsel ve yazılı materyal” için e-posta atar. Yabancı şirketlerin tamamı harika kargolarla geri dönerken bilin bakalım bizim yerliler ne yapmış? Cevap dahi vermemiş. İkinci alıntım ise Bill Gates’in “Content is King” sözü. Bu sözü 1996’da söylediğinde henüz internet üzerinde içerik servisi yoktu bile. Ajanslardan alınan haberlerle dolu onlarca web sitesi ve Dial Up bağlantımız vardı. Her geçen yıl “content creator”ler, internetin gerçek kralları olacak, sizlerse hala ürününüzü sahte reklamlarınızla tanıtmaya devam ettikçe, girişemeden(!) batacaksınız.

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor’a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

Bunlara da Göz At

“Türk Şirketler, Girişimler ve İçerik Üreticileri” içeriğine 3 adet yorum yapılmış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Buna da Göz At

Close