Ürün İncelemeleri

VPRO V280 Gaming Mouse İncelemesi

Selamlar, uzun zaman oldu oyuncu ekipmanı incelemeyeli… Bugün ülkemizde yavaş yavaş adını duyuran, kalitesini ispatlayan ve sunduğu ekonomik çözümler ile gönülleri fetheden VPRO markasının harika bir ekipmanını inceleyeceğim. Rapoo tarafından markalaştırılan VPRO, ülkemizde en uygun fiyatlar ile E-GameShop mağazalarında bulunabiliyor. Bana da bu ekipmanı ulaştıranlara teşekkür ederek VPRO V280 Gaming Mouse incelemesine başlıyorum.

VPRO markası hakkında bilgi

Aslında girişte biraz belirttim ancak detaylandırmak gerekirse; VPRO, Rapoo tarafından geliştirilip üretim bandına gönderilen harika bir oyuncu ekipmanı markası. Rapoo, normalde bilgisayar ekipmanları üretirken, gaming tarafı için VPRO ismiyle işe koyulmuş ve gaming temasının hakkını vermiş. Ağırlıklı olarak fiyat/performans oranı dengeli oyuncu ekipmanları üreten ve satan marka, kalite olarak da çıtayı arşa çıkarmış. Öyle ki, normalde VPRO ürünlerini kıyaslamak için Logitech ya da Cooler Master kullanacaktım ancak kalite beklediğimden de yüksek çıktığı için kıyaslamaya Razer girecek!

VPRO malzeme kalitesi olarak Razer ile benzerlik gösteren ölçüde ilerliyor. Fiyat segmenti olarak ise SteelSeries’ın dahi altında. Güçlü olduğu yanları olduğu gibi güçsüz olduğu yanları da var maalesef. Objektif şekilde ilerleyen paragraflarda bunlardan da bahsedeceğim.

VPRO V280 kutu açılışı

Öncelikle kutu açmak gerçekten en harika işlerden bir tanesi. O an iş yerinde, ofiste ya da her neredeyseniz bulunduğunuz yeri unutup bir çocuk heyecanıyla açıyorsunuz kutuyu. VPRO V280 kutusu da benim beklentimi düşük tutan etmenlerden bir tanesiydi. Kutusuna dışarıdan ilk baktığımda düşük segment bir ürün çıkacağını düşündüm. Çünkü kutu tasarımında yarı Logitech, yarı A4; malzemeden kısarak ekonomik bir çözüm sunmuşlar gibi gözüküyor.

VPRO V280 Kutusu

Kutusunun ön tarafı açılır kapak şeklinde tasarlanmış. Bu kapağı kaldırdığınızda farenin ambalaj içerisindeki görüntüsüne ulaşabiliyor, soldaki kapakçıktan önemli özelliklerine göz atabiliyorsunuz. Ayrıca renk skalası olarak da Logitech ile benzerliği gözlerden kaçmıyor. Kutunun bahsettiğim kapağı aşağıdaki resimde görülebilir.

VPRO V280 Kutu Açılışı

Geldik VPRO V280 kutu açılışına. Biraz zorlanmadım değil açarken 🙂 Ancak genel olarak iyi dizayn edilmiş, kabloları iyi toparlanmış ve sarılmış bir düzen ortaya çıkıyor. Kutuyu açtıktan sonra içerisinden ARENA garantisi, VPRO V280 Gaming Mouse ve V280 Hızlı Başlangıç Kılavuzu çıkıyor. Yine resimden görebileceğiniz gibi farenin usb ucu gold plated yani altın kaplama ve koruyucu kapağı ile muhafaza ediliyor. Bir de kabloları sarılı olarak muhafaza ederken dandik bir tel yerine harika kalitede cırt cırtlı Rapoo etiketi kullanılmış. V280’in altında skratezler koruyucu bant ile birlikte geliyor. İtiraf etmem gerekirse, ben bu detaylara bayıldım!

VPRO V280 Kutunun İçindekiler

VPRO V280 incelemesi başlasın!

Kutuyu açtık, içindekileri çıkardık… Şimdi en zevkli kısımdayız! VPRO V280 incelemesi yapmak için mevcut faremi (SteelSeries Rival 100 incelemesi) çıkardım ve V280’i taktım. Önce driver işini halletmem gerekiyordu. Rapoo’nun kendi sitesine girdim fakat V280’in sayfasından ben ulaşamadım. Çok zorlamadım ve doğrudan Google’a V280 Driver EU yazarak indirme linkine ulaştım. Öncelikle driver incelemesi ve VPRO driver hakkındaki yorumlarımı aktaracağım.

VPRO V280 Driver

Türkçe bulunmuyor olsa da, açıkçası çok karışık bir şey yok. Ben yine de V280 Driver Rehberi hazırlar gibi tek tek açıklayacağım. Sekmelerimiz, Main (Ana Panel), LED Control (LED Aydınlatma ve Renk Kontrolcüsü), Macro Editor (Kısayol ve Oyun İçi Makro Düzenleyicisi), Trophy (Fare Kullanım İstatistikleri ve Başarımlar), Help (Yardım ve Destek) olarak geliyor. Parantez içlerine doğrudan çevirisini değil, açıklayıcı metnini yazdım. Çünkü Trophy başlığına Ganimet ya da Kupa yazsam pek anlaşılır olmayacaktı.

Ana Panel sekmesinde DPI ayarlayabileceğiniz bir bölüm yer alıyor. Burada 7 tane tik atabiliyorsunuz. Bu tikler de, sizin V280 üzerindeki DPI tuşu ile hızlıca geçebileceğiniz DPI seviyelerini belirliyor. Yani 4 tane tik atarsanız, o 4 DPI seviyesi arasında gider gelirsiniz DPI tuşunu kullandığınızda… İkinci kısımdakiler gerçekten ince ayar. Ancak Windows pointer rate settings yazan kısım için söyleyeceğim en önemli husus, Windows ayarlarından da değiştirilebilir olduğu için her 2 tarafı da senkronize ederek kullanmanız gerekliliği… USB Reporting Rate ise USB gecikme süresi (aslında tazeleme hızı) olarak adlandırılabilir. 125 Hz yaklaşık olarak 8 ms süresine denk geliyordu hatırladığım kadarıyla. 1000 Hz ise 1 ms gibi bir şey olsa gerek…

VPRO V280 LED Ayarları

Geldik en çok bizi eğlendirecek kısma; LED Aydınlatma ve Renk Kontrol sekmesi… Burada Back-light setting olarak isimlendirilmiş kısım ile ışıklandırmanın döngüsünü ve animasyonunu değiştiriyorsunuz. Yalnız beni şoka uğratan bir şey oldu… “Proximity sensing function” yazısını okuduğumda “Abi nasıl ya?” diye dondum kaldım. Evet bildiğiniz yakınlık sensörü var. Yani daha da açacak olursam, fareye elinizi yaklaştırdığınız anda -dokunmasanız, hareket ettirmeseniz bile- elinizi algılıyor ve LED aydınlatmasını açıyor. Denedim ve inanılmaz başarılı! Geri kalan renk ayarlarını çözebileceğinizi düşündüğüm için geçiyorum.

VPRO Driver Trophy

Bu alan ise bildiğiniz seviye atlama sistemli bir istatistik sayfası. Sol klik, sağ klik ve tekerlek kliğine kaç kez basmışsınız, tekerleği kaç defa ileri kaydırmışsınız gibi 8 farklı alt parametrede istatistiklerinizi görebiliyorsunuz.

VPRO V280 ciddi anlamda kaliteli malzemelerle üretilmiş. İsmini vermeyeceğim ünlü bir markaya ait bir gaming mouse kullandım ve henüz ikinci haftasında tekerleği kırıldı. Malzeme kalitesini elinize aldığınızda gerçekten hissediyorsunuz.

VPRO V280 Yorumları

Ergonomik olarak da, stil olarak da çok çok iyi tasarlanmış bir gaming mouse ile karşı karşıyayız. Hız odaklı bir mouse desem, sanıyorum yanlış olmaz. Teknik özellikler bakımından da oldukça doyurucu.

VPRO V280 yorumlarım

Olumlu ve olumsuz olarak iki paragrafta yorumlarımı aktaracağım. LED ışıklandırması mükemmel çalışıyor. Bahsettiğim yakınlık sensörü çok çok ilginç ve zevkli. Ergonomi konusunda resmen çağ atlattı bana, elim neredeyse hiç ağrımıyor. Kliklere ve tekerleğe erişirken herhangi bir zaman kaybı yaşamıyorum. Sağ ve soldaki rubber tutacaklar el kaydırmıyor, hakimiyetinizi arttırıyor. Sol taraftaki makro/kısayol tuşları çok işlevsel ve çok doğru konumlandırılmış. Tekerlek hakimiyeti çok iyi. Tekerleğin üzerinde hakimiyetinizi güçlendirici etki yaratmak adına yine rubber (lastik) kullanılmış. DPI tuşu oyun oynarken elinizin yanlışlıkla değemeyeceği yerde. Klik kalitesi çok çok yüksek. Skratezleri speed odaklı, eğer control odaklı bir mousepad kullanıyorsanız hakimiyetiniz yükseliyor. Mousepad de speed odaklı olursa hakimiyet kaçabilir ancak refleks ve ani hareket gerektiren oyunlarda da fazlasıyla işlevsel olabilir. Kullanılması oldukça rahat ve bende uyandırdığı his; sanki 3 senedir aynı fareyi kullanıyormuşum gibi bir deneyim yaşatıyor.

Şimdi olumsuz taraflarına geçelim. Öncelikle kutusunu beğenmedim. Belki maliyeti düşürmek ve bizlere daha uygun fiyatla bu fareyi ulaştırmak için tercih edilmiş olabilir ancak içerisinden aşırı kaliteli bir oyuncu mouse çıkınca, keşke kutusu da bu kadar yüksek kaliteli olsaydı diyorum. İkinci olumsuz tarafı da tekerlek geri döndürülürken rahatsız etmeyecek bir hırıltı çıkarıyor. Aslında gaming mouse üreten bir çok markada bu olay mevcut. Ancak illa olumsuz bir şey bulmak adına yazıyorum 🙂 Bu ikisi dışında en ufak problem yaşamadım.

Gelelim VPRO V280 fiyatı hakkındaki düşünceme. Orta segment bir mouse olarak fazlaca kalite sunduğu için fiyatını hakettiğini hatta hakettiği fiyatın da altında olduğunu düşünüyorum. Markalaşma yolunda çok iyi gittikleri için, 3-4 ay içerisinde popülaritelerini arttıracaklarını da düşünüyorum. Umarım fahiş fiyatlara uçmazlar ve fiyat/performans ile fiyat/kalite oranları hep bu şekilde kalır. Bir sonraki içeriğimde görüşmek üzere, hoşçakalın!

Etiketler

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

7 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir