Kişisel Blog Yazıları

İnsanları İkna Etmek

Normalde insanların topluluk önünde konuşması doğrudan özgüven ile iliştirilir. Ancak ülkemizde durum biraz farklı. İnsanları ikna etmek konusunda epey zorlanan var. Dışarıya çıktığınızda, bir kafenin yola bakan kısmında oturup kahvenizi yudumlarken, diğer ülke insanlarına göre inanılmaz bir özgüven patlaması gözlemleyebiliyorsunuz. Bu yürüyüşlerden, giyimlerden, yanındakiyle konuşmalardan, hal ve tavırlardan bariz şekilde belli oluyor. Ancak bu özgüven patlamasını yaşayan insanlarımızı topluluk karşısına çıkardığınızda ya eli ayağı titriyor, ya da konuşurken etkileyici olamıyor. Ortası yok… İnsanları ikna etmek çok kolay bir iş değil evet. Sadece ağızdan çıkan sözlerle de olmuyor…

Malumunuz havadan sudan muhabbetlere epey alıştım blogda. Bugün de dikkatimi çeken ve beni rahatsız eden bir konuda sizlerle buluşmak istedim. Özgüven çok başka konu. Oraya girersem bir daha çıkamam. İşin uzmanına bırakmak lazım o konuyu. Ancak insanları ikna edebilme, etkileyebilme, konunun içine çekebilme konusuna fazlasıyla gireceğim. Girişim sunumları, startuplarda kitle fonlaması için iknalar, canlı oyun oynama yayınları, canlı periscope ve çeşitli sosyal medya yayınları derken, insanların karşısına daha çok çıkar olduk. Bunların bir çoğu hayatımıza yeni girdi. Eskiden topluluk karşısında konuşmak ya mevkiden gelirdi, ya da iş ilişkilerinden ve gerekliliklerinden. Şimdi hayatımızın en içinde.

Bugün aklımıza bir fikir geldiğinde, cebimizde paramız olmadığında, bize destek çıkacak insan ya da kitle arıyoruz. Peki bu fikre insanları ne kadar inandırabiliriz, ne kadar çekebiliriz? Bu konuda problemlerimiz var. İlk olarak kendimden başlayayım. Ben şahsen yaptığım canlı yayınlarla kırdım bu zinciri. İlk başlarda dikkatli, duraklayarak konuşan birisiydim. Sonrasında kamerayı elime alıp kahve tarifi verip insanlarla havadan sudan konuşan birisi oldum. Üstelik 3-5 kişi karşısında da değil. Yüzlerce insana hitap etmekten, yüzlerce insanla karşılıklı muhabbet etmeye getirdim bu durumu. Ancak maalesef ki bu zinciri kıramayan bir çok kişi gördüm. Dışarıda özgüven patlaması yaşayan bir kişi, 4-5 girişimcinin karşısında sunum yaparken ne cümle kurabiliyor, ne girişimcilere fikrini aktarabiliyor ne de onları etkileyerek avucunun içine alabiliyor. Evet bizzat tanıdığım insanlar da var çevremden.

Şimdi sizlere bu konuda bir kaç tavsiye vereyim. Öncelikle sakın prova yapmayın. Ben şahsen bu tarz durumlarda, üniversite sunumlarında, proje anlatımlarında asla prova yapmıyorum. Bunun asıl sebebi, yaptığınız prova dışında gerçekleşen bir olguda direkt olarak kitlenme ihtimaliniz. Gözardı etmediğiniz durumlarda doğaçlama toparlayamayabiliyorsunuz. Çünkü kendinizi bambaşka şeylere hazırlamış oluyorsunuz.

Bir diğer tavsiyem, gelişen teknolojiyi, sosyal medyayı kullanarak utangaçlığınızı ya da kasılmanızı kırın. İnsanları ikna etmek, yalnızca bir fikre inandırmak değildir. Yapacağınız bir gezi yayınında dahi insanları kendinize çekerek etkileyebilir, insanları sizi izlemesi için ikna edebilirsiniz.

Bir de hitap çok önemli. Bu iş tamamen pratiğe bakıyor. Dolaylı cümlelerden, gereksiz süslemelerden kaçınarak tamamen samimi olun. Artık kibarlıktan, sizli bizli konuşmaktan çok samimiyet önemli. Samimiyet dediysem de “lan nabersiniz?” demeyin. A/B testi yapın bol bol. Şu şekilde konuştuğumda insanlar bu kadar süre esnemedi, bu şekilde konuştuğumda insanların göz kapakları aşağıya indi. Demek ki ilki doğru… Bu A/B testini insan ilişkileriyle ya da “canlı” barındıran ortamlarla alakalı her şeyde kullanabilirsiniz. Reklamcılıkta da, insanları ikna etme konusunda da, ikili ilişkilerde de, evcil hayvan beslerken de, saksıda bitki bakarken de… Aklınıza gelebilecek her konuda…

Umarım keyifli bir yazı olmuştur, bir sonraki içerikte görüşmek üzere, hoşçakalın!

Etiketler

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

Bunlara da Göz At

“İnsanları İkna Etmek” içeriğine 3 adet yorum yapılmış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Buna da Göz At

Close