Girişimcilik

İthal Girişimler 101 – Kutu Aboneliği

Çok çok ilginç bir konuya el atmaya karar verdim. Bunu da, şimdiden potansiyel “yakınmalarım” ile seri şeklinde sunmaya karar verdim. İthal girişimcilik hakkında ders notları için kağıdı kalemi hazırlayın. Bugün ilk konumuz Kutu Aboneliği. Bu ve bunun gibi bir çok girişimcilik ve e-ticaret modelini sizlere sunacağım ve tartışacağız.

Kutu aboneliği sistemi aslında ilk başlarda -yani evrim geçirmemişken- bir e-ticaret modeli olarak anılmıyordu. Çünkü ticaretin elektronik ortamla buluşmadığı zamanlarda dahi var olan bir sistemden bahsediyoruz. İlk başlarda abonelik modeli olarak gazeteler, dergiler ve dahası, insanlara aylık ödemeler ve aylık gönderim periyotları ile sunuluyordu. Daha sonra bazı şirketler yurt dışından ilginç tatları bir araya toplayıp birinci dünya ülkelerine pazarlamaya başladı. En sonunda elektronik platformda da bu iş modeli kendisine yer buldu. Abonelik ile “Japon Atıştırmalıkları”, abonelik ile “Çiçek Paketi” gibi yüzlerce farklı kategoride e-ticaret siteleri kuruldu.

Nihayet insanların merak duygusundan yararlanmak gibi ilginç fikirler de geldi akıllara. Ve “Random Loot” yani rastgele içeriklerden oluşmuş ve son kullanıcıya satış bedeli olarak sizin abonelik bedelinizin altında olmayan kutular abonelik ile pazarlanmaya başlandı. Humble Bundle gibi oyun sektörü dinamikleri de bu işe girişince, büyüyen pazar payı herkesin iştahını kabartmaya başladı.

Yıllardan 2012’ye geldiğimizde de sektörün en büyük oyuncusu piyasaya giriş yaptı. Loot Crate ismiyle sahneye çıkan e-ticaret sitesi, sadece abonelik modeli ile hizmet veren, her ay çeşitli kategorilerdeki kutularıyla milyonlarca kişiye hizmet veren bir şirket halini aldı. Bugün 12 farklı kategoride kutu aboneliği sunuyorlar.

Kutu Aboneliği

Geçmiş güzeldir, gülümsetir. Ama ya şimdi? Gelelim günümüze… Dünya üzerinde bu kadar popüler olan, pazar payı her geçen büyüyen bir iş modeli ülkemize gelmezse olur mu? Olmaz… Bugün Türkiye’de yaklaşık olarak 40 civarı bu iş modelini benimsemiş e-ticaret sitesi bulunuyor. Her ay gurme gıdalar gönderen mi dersiniz, oyuncu ekipmanı mı dersiniz, dünyanın dört bir köşesinden kahve çekirdekleri gönderen mi… Hatta en ilginci evcil hayvan gereksinimleri için kutu aboneliği sunan bir şirket olması.

Peki neden hala ülkemizde bu kadar popüler olamadı ve pazar payını üretemedi. Aslında bunun sebebi çok bariz. Gözümüzün önünde… Ama hepimiz görmezden geliyoruz. Sebebi tabi ki de hayattan zevk almamamız ve güvensizlik. Bu iki sebebin neden bu şekilde buluştuğunu da kısaca açıklayayım. Öncelikle ülkemizde tablet bilgisayar satın alıp kargodan kutusunu aldığında 2 adet pörsümüş hıyar alan da var, televizyondan ağrı kesici krem satın alıp güç arttırıcı elde eden de… “Bkz.” görevini Google amcaya devrediyorum, burası yeri değil. İnsanlar bir şeye para verdiğinde, elde edeceği nihai ürünün ya da hizmetin ne olduğunu bilmek ve bundan emin olmak istiyorlar. Bu yüzdendir ki freelancer şeklinde çalışan arkadaşlarımız da, bir proje aldıklarında her gün rahatsız ediliyorlar; “Yeğenim her şey yolunda değil mi? Aga konuştuğumuz gibi bir site olacak değil mi?” gibilerinden…

Kutu Aboneliği

İkinci sebep ise hayattan zevk almayı unutmuş hale gelmemiz. Ülkemizde insanların büyük çoğunluğu internette artık alışverişi gereksinimleri için ve bu gereksinimlerini en ucuza mal edebilmek için gerçekleştiriyorlar. Malum durumlar, bilirsiniz… Ama iyi bir asgari ücretimiz olsa, kendi zevkimiz ve yeni bir şeyler keşfedebilmemiz için kredi kartlarımızda 50’şer lira limitimiz olsa… İşler değişirdi. Her ay yeni bir kahve keşfetmek için ya da her ay köpeğimizin yeni bir oyuncağa sahip olması ve mama tatması için yeterli paramız da, hayattan zevk alma isteğimiz de bulunmuyor.

Özet geçip toparlayalım. Türkiye’de ekonomi bu şekilde seyrettikçe, ülkemiz için yanlış bir “ithal girişim” olacağının kanaatindeyim. Kutu aboneliği gibi e-ticaret modelleri, gereksinimlerden öte zevk ve keşfetme güdüsü taşıdığı için başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Tabi başarısızlık da insana göre değişen bir olgu. Benim için “girişimcilik” adı altında “patladı gitti” demeyeceğim her şey birer başarısızlıktır. Umarım keyifle okuduğunuz bir yazı olmuştur.

Etiketler

Burak Şengüloğlu

Oyun dünyası ile çok çok erken yaşta tanışmış, 9 yaşındayken gül gifleriyle süslü ilk sitesini açmış, bir ara e-spor'a ve oyun haberciliğine sarmış, şu sıralar oyun geliştirme, firmalara danışmanlık hizmeti ve makale hizmetleriyle hayatının akışına kendisini kaptırmış bir şahıstır.

Bunlara da Göz At

“İthal Girişimler 101 – Kutu Aboneliği” içeriğine 2 adet yorum yapılmış

  1. Dostum bayadır girişimcilik için yazmıyodun güzel olmuş. bizim face grubunda paylaşıyorum izninle

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir